You are here:  Köy Tarihçesi

Tarihçemiz


Orta asyada yaşayan Oguz Türkleri daha sonra batıya doğru göç etmişlerdir, büyük bir bölümü de Hazar denizi üzerinden Anadolu’ya doğru gelip yerleşmişlerdir. İslamiyet'in kabulü ile birlikte özellikle Gazneli Mahmut zamanında Müslüman olan Oğuzlar'a Türkmen denilmiştir. Türkmen, müslüman olan göçebe Oğuzlar'ın ikinci adıdır. Oğuz Türkleri, bugünkü Türkiye Türklerinin (Selçuklular, Osmanlılar, diğer Türkmen beylikleri ve boyları) atası sayılmaktadırlar. Yörük ise, göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenlerdir, bunlarda zamanla yerleşik hayat şekline dönmüşlerdir. Köyümüz insanı da yukarıda kisa tarihçesini verdiğimiz Türkmen-Yörük’lerden dir. Köyümüz yaklaşık üçyüz ila üçyüzelli senelik bir geçmişe sahiptir.

Kaymakamlık Arşiv Bilgileri:
Dağtabaklı köyüne ait kesin kuruluş tarihine rastlanmamış ancak Iller Idaresi Genel Müdürlüğünde bulunan köy fişinden 1862 yılından önce kurulduğu anlaşılmıştır. Engilekin Köyünden ayrılan Dağtabaklı köyüne ait belirleyici bir sınır kaydı yoktur. Dağtabaklı Köyü sıkı meşelik şeklinde orman vasfı taşıdığı için mülkü sınırı belirleyici herhangi bir kanaat oluşmamıştır. Ayrılmak için verilen dilekçe üzerine 1950 yılında (Engilekin Yanalağı) Yeşilköy'den ayrılarak Dağtabaklı köyül adı ile bağımsız muhtarlık olmuştur.

Çanakkale ve Istiklal Şavaşında Köyümüz:
Köyümüzün olduğu bölge daha önce Kastamonu sancağına bağlı idi. Çanakkale savaşında en cok şehid’i bölgemiz vermiştir. Köyümüzden Çanakkale’ye giden askerlerimizden hiç birisi geri dönmeyip şehid olmuşlardır. Gidip şehid olanlardan isimleri bilinenler şunlardır.

Dağtabaklı Köyünden:
- Raşit Sevimoğlu’nun dedesi Süleyman Sevimoğlu
- Nazif Sevimoğlu’nun babası Hasan Sevimoğlu
- Hüsnü Karasakal’ın dedesi Hüsnü Karasakal
- Kadir Aslan’ın babası Selim Aslan
- Mustafa Çetin’in dedesi Musa Çetin
- Selim Yaşar’ın babası Hasan Yaşar

Avzarağan’dan:
- Abdullah Kırıştıoğlu’nun babası Süleyman Kırıştıoğlu
- Mehmet Kırıştıoğlu’nun babası Ahmet Kırıştıoğlu

Savaş Gazileri:
- Mustafa Aslan'ın oğlu Ahmet Aslan (Kore Gazisi)

Hazin Bir Hikaye:
Dedemiz Hacı Mehmet Aslan 18 sene yemen çöllerinde savaşmış daha sonra kendisinden haber alınamayınca öldü zannedilirken bir akşam üzeri köye çıkagelmiştir. Aile efradı onun dönüşüne çok sevinirken kızı Şehri Kavukcu’nun kına gecesinde aniden vefat etmiştir. Çok uzun süre yemende kaldiği için kendisine hacı, kızına da Hacının Kızı lakabı takılmış ve yıllarca böyle anılmışlardır..

Prof. Dr. Saadettin Gömeç'in Arastirmasi


16. YÜZYIL KAYNAKLARINA GÖRE BOYABAT’IN KÖYLERİ

Doç. Dr. S. GÖMEÇ

Türkiye’nin en güzel tabiat varlıklarına sahip olan Boyabat’ın, belki bugüne kadar çoğu kimse ismini duymamıştır. Bu yüzden Boyabat’ın coğrafî tanımını yaptıktan sonra, bu çalışmayı niye yaptığımız hakkında kısa bir bilgi verip, asıl mevzumuz olan köyler üzerinde durmaya çalışacağız.

Boyabat, bugün Orta Karadeniz bölgesinin bir ili olan Sinop’un en büyük ilçesidir. Doğusunda Durağan, batısında Hanönü (Gökçeağaç), güneyinde Saraydüzü, Vezirköprü ve Kargı, kuzeyinde de Ayancık, Erfelek, Sinop ili ve Gerze ilçeleri bulunmaktadır. Nüfusu 25.000 kadar olan bu ilçe Gök Irmak ve Kızıl Irmak havzalarında yer alıp, etrafını Doğu Ilgaz ve İsfendiyar Dağları çevirmektedir. Dikkat edilecek olursa bu coğrafya tarih boyunca ve günümüzde Türk nüfusunun en yoğun olduğu bölgelerimizden biridir.

Bu çalışmayı yapmamızdaki amaçlardan birisi, Türklerin Anadolu’ya geldikleri zaman kalabalık bir gayri-Türk nüfus ile karşılaşmadıkları ve onlarla karışmadıklarını göstermek içindir. Bazı yabancı ve yerli araştırmacılar Türklerin Anadolu’ya çok az bir kütle ile geldikleri ve yerli ahaliyle karışarak yeni bir ırkın ortaya çıktığı yolundaki ilme ve tıbba aykırı görüşleri bugün artık çürümüştür. Eğer Anadolu üzerinde yapılan bu gibi çalışmalar bir araya getirilirse, Türkiye’de çok az bir gayri-Türk nüfusun var olduğu ortaya çıkar ve bunların da son zamanlara kadar Türkler arasına karışmadığı ve nesiller boyunca Türklerin bunları içlerine sokmadığı anlaşılır. Türk boylarında yabancılardan kız alma hadisesi çok nadir olmuş, böyle vakalar meydana geldiği zaman da halk kimin eşi Türk değil, kimin soyunda karışıklık var, bunu asla unutmamıştır. Ancak burada şunu da söylemek gerekir ki, şehir hayatındaki istisnalar bunun dışındadır. Maalesef son zamanlarda yapılan bir takım menfi propagandalar yüzünden kan bağının önemli olmadığı üzerinde durulması, Türk çocuklarının yabancılar ile evlenerek, soylarını kirletmeleri üzücü bir hadisedir.

Çalışmamıza esas olarak 16. yüzyıl başlarında tertip edilmiş Tapu Tahrir Defterlerinde geçen köy isimlerini aldık. Kastamonu Tapu Tahrir defterlerine ait Boyabat kazasında yer alan köylerin sayısı aşağı-yukarı 220 civarındadır. Bu köylerin bir kısmının daha sonraki düzenlemeler ile başka illerin veya ilçelerin sınırlarına kaydırıldığını görüyoruz. Burada takip edeceğimiz yol şudur: İlk önce 1530 tarihli defterdeki yer adlarını alfabetik sıra ile vermek; sonra bu köy Boyabat’ta veya değilse yerini söylemek ve sonunda da hangi cemaatten olduklarını belirtmektir.
.
.

Buraya kadar adını saydığımız köylerin görüleceği üzere bazılarının yerini tesbit ettik, bazılarının da mevkiini bulamadık. Bu da bize gösteriyor ki, zaman içerisinde bazı köyler ya sönmüşler veya ağır hayat şartlarına dayanamayarak yerlerini terkederek büyük kasabalara ya da şehirlere toptan göçmüşlerdir. Maalesef bu konuda Boyabat ve yöresi Türkiye’nin en talihsiz bölgelerindendir. Günümüzde de çoğu köy ekonomik yetersizlikler ve geri kalmışlık yüzünden terkedilmiştir.

Son olarak bir de 1530 tarihli defterde geçmeyen, sonra kurulmuş veya bu yöreye yerleşmiş köyler bulunmaktadır. Bunların da bazılarını aşağıda saymaya çalışacağız. (Dağtabaklı Köyümüz de bu gurubun içinde yer almaktadır.)

1- Ak-yörük: Adı üzerinde yörük cemaatı olup, Karaca-ören’in batısındadır.
2- Arduç: Boyabat’ın kuzey-batısında, Han-önü sınırında yer alan bir Türkmen köyüdür.
3- Arı-oglu: Yörük cemaatıdır ve Köprücek’in kuzeyindedir.
4- Asarcık: Büyük bir Türkmen aşiretidir. Birkaç mahalle halinde Boyabat’ın güneyindedir
5- Aşıklı: Boyabat’ın güney-batısındaki bir yörük köyüdür.
6- Bagluca: Türkmen cemaatıdır ve Boyabat’ın kuzeyinde yer alır.
7- Begişlü: Bir yörük oymağı olup, Boyalı Köyünün güneyindedir.
8- Bengü-belen: Yörük oymağıdır ve Boyabat’ın güney-batısındadırlar.
9- Binerli: Cumhuriyet’ten sonra yerleştirilmiş olan bir Kürt cemaatıdır.
10- Bürnük: Konar-göçer Türkmen cemaatı olup, Sinop yolu üzerindedir.
11- Çaltu: Sinop yolunun doğusundaki Türkmen köyüdür.
12- Çeşnigir: İlçenin kuzey-doğusundaki Türkmen köyüdür.
13- Çulhalı: Boyabat-Sinop yolunun üzerindeki Türkmen köyüdür.
14- Çurkuşlar: Bir yörük cemaatıdır. Gazidere-tabaklu’sunun güney-batısındadır.
15- Dogrul: Yörük oymağıdır ve Kavacık’ın güney-batısında yer alırlar.
16- Dogucalu: Konar-göçer Türkmen aşiretidir. Saraydüzü yolunun batısında dir.
17- Ekin-ören (Ekin-veren): Boyabat-Sinop yolunun solundaki bir yörük köyüdür.
18- Emir-oglu: Emirlü Türkmen cemaatıdır. Ak-koyunlu olmaları muhtemeldir.
19- Esen-gazili: Boyabat’ın güneyinde yer alan Türkmen cemaatıdır.
20- Gök-çukur: Boyabat’ın kuzey-batısındaki ve Ayancık sınırına yakın yörük köyüdür.
21- Göve: Doğuda Durağan sınırında bulunan yörük köyüdür.
22- Hacı Ahmedli: Danişmendli veya Ak-koyunlu Türkmen aşireti olabilirler.
23- Hamzalı: Boyabat-Sinop yolunun doğusundaki Türkmen köyüdür.
24- İmamlı: Boyabat-Durağan yolunun kenarındaki Türkmen yerleşim yeridir.
25- İsa-oglu: Çat-tepe’nin kuzeyindeki Türkmen oymağıdır.
26- Kadılar: Bir Türkmen oymağı olup, Esen-gazili’nin doğusundadır.
27- Katırlu: Boyabat-Saraydüzü yolunun dosunda yer alıp, yörük köyüdür.
28- Kaya-bogazı: Boyabat’ın kuzey-doğusundaki Türkmen köyüdür.
29- Killik: Adı geçen köy yörük olup, yerleşim yerleri Boyabat’ın güney-batısıdır.
30- Kova-çayırı: Boyabat’ın batısında, Kastamonu sınırındaki yörük köyüdür.
31- Kozanlı: Batıda Kastamonu sınırında yer alan bir Türkmen köyüdür.
32- Koz-kule: Boyabat’ın kuzey-doğusundaki Türkmen köyüdür.
33- Kumarlu: Yeni İsmi Örenköy Yörük cemaatıdırlar ve Boyabat’ın güney-batısındadır.
34- Kuru-saray: Boyabat’ın doğusunda yer alıp, Türkmen köyüdür.
35- Oglakçılar: Boyabat-Taşköprü yolunun kıyısındaki Türkmen köyüdür.
36- Okçu Mehmedlü: Mehmedlü Türkmen aşiretinin bir koludur, Hacı Ahmedli’nin kuzeyinde
37- Paşalı-oğlu: Boyabat’ın kuzeyinde, Sinop’a yakın olan bir yörük köyüdür.
38- Pirefendi-deresi: Çorum sınırındaki son köy olup, yörük cemaatıdırlar.
39- Sarı-ağaç Çayırı: Saraydüzü yolunun doğusundaki köydür
40- Seyricek: Aşağı Seyricek, Yukarı Seyricek diye iki mahalledir. Yörük köyüdür.

41- Dağtabaklı: Bu köylerde yaşayanlar da geniş bir Türkmen aşiretidir.
Boyabat’ın çeşitli yerlerinde görülürler, bunlar:
- Dağ-tabaklu,
- Cuma-tabaklu
- Gazidere-tabakluları mevcuttur.

42- Taş-hanlı: Boyabat’ın güney-batısında yer alan bir yörük oymağıdır.
43- Yabanlu: Boyabat-Taşköprü yolunun güneyindeki Türkmen köyüdür.
44- Yegren: Büyük bir Türkmen cemaatıdir. Yeni Camili, Kayalı, Çakallu mahalleleri vardır
45- Yeşil-çam: Boyabat’ın en kuzeyindeki Türkmen köylerinden birisidir.

Köy Muhtarlarimiz

--- Selim Yaşar --- Süleyman Kırıştıoğlu
--- Hasan Çatal --- Kazım Aslan
--- Hasan Sevimoglu --- Muharrem Yaşar
--- Kazım Aslan
--- Hüseyin Kavukcu

Muhtar Hüseyin Kavukcu`nun öz gecmisi

Hüseyin Kavukcu

1946 yılında Dağtabaklı köyünde doğdu. 10 yaşında hafız oldu. 1968 yılında Ankara Imam Hatip Lisesinden mezun oldu. 1972 yılında Konya Ilahiyat Faültesini birincilikle bitirdi. Bartın’a müftü oldu. Kıbrıs harekatı esnasında Ege’de teğmen olarak askerlik yaptı. Daha sonra Istanbul Haseki’de yüksek ihtisas yaptı. Diyanet Işleri Başkanlığı Teftiş Kurulun da Müfettiş olarak görev yaptı. Belçika’da 4 yıl öğretim görevlisi olarak bulundu. Türkiye’ye dönüşte Ankara Merkez Vaizi oldu. Ankara Hacıbayram Camisinde hitabelerde bulundu. Işçi Bulma Kurumuna uzman olark atanıp oradan emekli oldu. Bildiği yabancı diller: Arapça, Fransızca, Almanca ve Flamanca`dır. 2009 yılında köyümüze muhtar seçilmiştir.

Kaymakamlikca çizilen köyün fiziki haritasi